Showing posts with label yüzme. Show all posts
Showing posts with label yüzme. Show all posts

Tuesday, September 11, 2012

Yüzülsün, Okunsun, Sükredilsin, Mutlu Olunsun

Haftasonu yüzmeye gittim. Havuzdan önce kütüphaneye ugradim. Ismarladigim kitap gelmis, hemen onu da cantama attim.


janetaliriza.blogspot.de
Ihsan Oktay Anar'in Suskunlar romani hep aklimin fikrimin bir kösesinde olmakla beraber, bir türlü okumadigim/okuyamadigim bir kitapti. Iste nihayet ellerimde ve ben cok mutluyum. Bu kitaptan belirli beklentilerim var. Bu da demek oluyor ki, kitabin sonu ya doygunluk olacak ya da hayal kirikligi. Bitirdigimde ve yazmaya vaktim oldugunda hemen aktaracagim.

Hafta ici iki defa 1 km yüzdüm, bu son gidisim olan haftasonu ise 700m.de biraktim. 

Genel anlamda söylüyorum, yüzmeye yalniz gitmek lazim mirim. Tanidik, arkadas, ahbap takilinca olmuyo. Ördek gibi suda süzülmek ya da cencen cene calmak istiyorlar. Yüzmeyi sevenler ne demek istedigimi anlayacaklardir. Yüzmek demek kafanin suyun altinda olmasi ve kulac atmak demektir. Bu islem yorulana kadar sürdürülen bir seydir. Anlasilacagi üzre, bu sürec sohbet etmek icin, yan yana durmak icin vs. hic de uygun degildir. 

Ama zaman zaman eslik eden bir dostum da yok degil. Ismi Miri. Neyseki arkadasim Miri, kendi basina cok güzel zaman geciren biri. Ben rahat rahat kulvarda turlarken o da kendiyle zaman gecirdi. Miri'den belki bir ara söz ederim. Cok özel bir mimar. Restorasyon maceralari ise anlatmaya degecek cinsten.  




janetaliriza.blogspot.de
Yanip kararabiliyor musunuz siz? Ben kizariyorum korkarim. Ciger gibi kipkirmizi olmamak icin cocuklar icin olan 50 koruma faktörlü kremim ile gölgelerden ayrilmiyorum o yüzden.  Havuzun disinda da pek zaman gecirmiyorum galiba. Orada havuz dururken, sezlongda zaman gecirmeye anlam veremiyorum.

Yüzmeyi cok seviyorum, keske hergün yapilabilen bir spor olsa.

Sevgiler,
Janet.

Monday, July 9, 2012

Bambados!

Birkac gün önce havuzdan davetiye aldigimi yazmistim. Cuma ögleden sonra git gide agirlasan, bir yagip bir acan havadan nemlenecegime, dogruya havuza atlayarak islanmaya karar verdim. Yalniz cuma günü oldugu icin, zannettim ki cocugunu kapan gelir, ortalik ufakliklardan gecilmez, biz de adam akilli yüzemeyiz. Oysa hic de sandigim gibi degildi. Yas ortalamasi 35 civariydi. Herkes sakin sakin sporunu yapti, kitabina göz gezdirdi.

janetaliriza.blogspot.de

Kapali havuzlar icinde en cok spor amacli olani, yani olimpik ölcüleri haiz olanini seviyorum. Herkes kulvarinda rahat rahat yüzüyor. Ortalikta ördek gibi dolanan olmuyor.

Bir ara disaridaki havuzlara da gittim. Su sicakligi biraz daha düsüktü, ilk basta alismak güc olsa da spor amacli yüzmeye daha müsait oluyor soguk su.

Elbette kaydiraklari affetmedim. Asagiya dogru süratlendikce adrenalin artiyor! Aslinda adrenalinle basim hic hos degil. Onu sadece caresizlik anlarimdan tanidigim icin garip hisler duyuyorum adrenalinin ardindan. Bir nevi sartli refleks sanirim. Yenerim ama. Üstüne gitmem lazim hepsi bu. O yüzden spor esnasinda kücük adrenalin anlarini degerlendirip o refleksimi bertaraf etmeye calisiyorum.

Spor kompleksinin catisina da romantik bir havuz kondurmuslar. Orman manzarasina nazir, acik havada ve isitilmis suyun icinde harikulade bir yarim saat gecirdim.

O gün, aklima sık sıSunullah Arısoy'un o sabah okudugum hikayesinden (Tedirginin Biri) cümleler geldi. Kendimi yerli yersiz gülümserken yakaladim.


E onu da yarin anlatayim madem.
Sevgiyle kalin,
Janet.