Showing posts with label Ramazan. Show all posts
Showing posts with label Ramazan. Show all posts

Monday, August 6, 2012

Ramazan 2012 #3

Iftarlarda mütemadiyen fotograf cekmeyi unutuyorum, sanmayin ki acliktan gözü dönüyor bu kizin da yemege dalip unutuyor; her sofada ayri bir sohbet anaforuna kapiliyorum. Dolayisiyla kafamdaki plandan tamamen kopup o aksamin muhabbetinde ayri bir aleme daliyorum.Fotograflayamadigim aksami da burada benim kuru sözcüklerimle yalniz birakmak istemiyorum.

Simdi anlatacagim iftari Protestan Kilisesi'nde actik. Daveti isittigimde cok sevindim. Cok kültürlü, cok milletli, cok lisanli yerlerde teklesmenin lezzeti bence apayri. Evangelist kardeslerimiz üniversite vasitasiyla bu isteklerini ilettiler, biz de seve seve katildik. Aslinda gitmeden önce dalga gecmistim ben menü olasiliklariyla, ama onlar da önceden gelenekleri ve genel temayülü yoklayip ona göre hazirlanmislar.

janetaliriza.blogspot.de
Bu defa zaten menüden degil atmosferden söz edecegim. Normalde kütüphane olarak kullandiklari, zaman zaman koro talimleri yaptiklari odayi ayirmislar bu yemek icin. Sofranin yarisinda evangelist Almanlar, diger yarisinda da din degistirmis bir iki Alman ile cesitli milletlerden, mezheplerden müslümanlar vardi. Kücük dünya, cok zamandir ismi orada burada anilan ama tanisamadigim (ve tanismayi cok istedigim) bir genc hanim tam da karsima oturtulmustu. Basta, ramazan, oruc ve iste dinlerin uygulanisina iliskin sorularla girdigimiz muhabbetimizde, konu skalasi ask, ayrilik, hastalik-sifa, ile acilip cok sesli müzik, siir ve lisandan sac bakimi gibi sig temalara kadar yayildi.Ayrilik vaktinde telefon numaralarimizi degis tokus ettik, ileriki günler icin sözlestik. Protestan mezhebi mensuplari bir yandan iftar sofrasi atmosferi ile tanisirken bir yandan da islama dair meraklarini dindirip, üstüne de kendi oruc ritüellerinden, katolik mezhebindeki oructan söz ettiler.

Bu güzel tecrübeyi unutmayayim, burada kayda gecsin.
Sevgiyle kalin,
Janet.

Saturday, August 4, 2012

Ramazan 2012 #2

Gecen günlerde iftar icin davetive kosa kosa icabet ettigim muhtesem Iranli dostlarimin evinde dualarla oturdugumuz sofradan sonra aska gelip danslarla kalktik :)))


Aslinda bu iftara ben yalniz davet edildigimi saniyordum. Meger öncesinde bana sürpriz yapmaya karar vermis, yemekler salatalar yapmislar. Masada Iran mutfagi dominant lezzetti. Alman arkadaslarim da güzel katkilar yapmislardi ama.  Ben yemeye ve sohbete daldigim icin fotograflamamisim onlari. Kelle gonceshk adi verilen, bizde eksili köfte/top köfte gibi isimlerle bilinen bir yemegin Acem versiyonu birinci ana yemekti. Ikinci ana yemek ise Alman tarifiyle terbiye edilip soslandirilmis dana kotletiydi. Yaninda da yine acem pilavi vardi. Onun resmini sofraya oturmadan önce cekmistim.


janetaliriza.blogspot.de
Gecenin sürprizi ise bu güzel insanlarin kendileri sevmedikleri halde benim icin yapma zahmetine katlandiklari zerdeydi. Zerde (Farsi ismiyle shole zerd) Türkiye'de sünnet dügünlerinin sabit tatlisiymis. 

janetaliriza.blogspot.de
Ben sanirim hayatimda yalniz iki defa sünnet dügününe gittim, ikisinde de zerde yoktu. Iranla münasebetimin baslamasiyla sevdim ben bu lezzeti.

Bu iftarda servis edilen zerdeyi bir mimar arkadasim tarcinla süslemis. Bazi insanlarin el becerilerine hayran kaliyorum. Bu da onlardan biriydi. zerde kaselerinin her birine bir isim yazmis. Bu alfabeyi taniyanlar zaten hemen okumustur, yukarideki zerdenin üzerinde Hz. Ali'nin ismi yazili.

 Asagidaki kasede ise Hz. Muhammed'in ismi yaziyor. Ayin temasina uymalarinin haricinde, cok da zariflerdi!

janetaliriza.blogspot.de
Bu arada safrana dair bir tespitte bulunacagim. Safran aromasi erkeklere hic hitap eden bir tat degil. Henüz severek safran tüketen erkege rastlamadim. Kadinlarin da hepsi sevmiyor ama sevenlerin hemen hepsi kadin. Baharatlarla ilgili ayri bir yazi yazacagim, islerimi ve kafami toparlayabildigim bir vakit.

Sofralariniz bereketli, niyetleriniz dua ve dilekleriniz kabul olsun.
Sevgiler,
Janet.

Thursday, August 2, 2012

Ramazan 2012 #1

Bu sene degisik yerlerde iftar yapip bunlarin bir kismini burada kayda gecirmek istedigimi yazmistim daha önce.

Avrupa, Türkiye'ye nazaran nispeten kuzeyde konumlandigi icin, özellikle yazlari günler Türkiye'den cok daha uzun sürüyor, haliyle gecelerse kisa oluyor. Bu bilgiyi Ramazan hesabina tatbik ettigimizde de sahurun Türkiye'dekinden erken, iftarinsa gec oldugu neticesine eriyoruz :)

Sabah 4'e dogru niyet edip, aksam 10'a dogru iftar ettigimiz topraklarda, ilk hafta gurbetcilerin topluca iftar ettigi bir yerde bulundum.

janetaliriza.blogspot.de
Gelenekci yanimin kabardigi o gün, bir de boyumdan büyük bir ise kalkistim ve oradakilere helva dagitmaya karar verdim. O güne degin gercekci bir helva tecrübemin olmadigini da söylemem gerek. Diger söylemem gereken seyinse orada 400 kadar kisinin iftar ettigi.

Tencerelerden kavrulan irmigin kokusu yükselirken mest oldum. Bir noktada yaptigim helvayi iftara kadar tadamayacagimi fark ettim, ama icimde yeseren telas filizini hemen oracikta telef ettim. Yilmak yok.
Helvalara sekil vermeye cok mesut basladim, yalniz meblag az olmadigi icin sirtim isyan etti bir süre sonra.

Biraz badireli de olsa basardim ya hu! Tadi hic fena olmamisti. Milletin tepsisinde, masasinda görünce gecti yorgunlugum.

janetaliriza.blogspot.de

Masalar arasinda sinsice gezinip biraz gözlem yaptim. Bu arada bir iki masa vardi ki, mükemmel Türk ev hanimlarinin ayinesiydiler efendim. Iftara gelirken elleri bos gelmemis, tursu senin, kurufasülye benim, mercimek köftesi hepimizin yapip yanlarinda getirmisler. (Ortada turuncu plastik kapagin üzerindekiler de benim helvalarim.) Sofralari cok sendi. 

Herkesin sofrasi sen, yuvasi huzurlu olsun.
Sevgiler,
Janet.

Friday, July 20, 2012

Ramazan 2012

Günaydin! 

Yine anneanne tadinda ve temenni dolu konusmaya baslayacagim. Cok kalpten dilerim ki bu ramazan hanelere bereket, dertlilere deva, hastalara sifa, yalnizlara es, issizlere is, aşsizlara aş olsun bol bol. 

janetaliriza.blogspot.de
Ramazan demek pide demektir, mahmur sahur demektir, saniye saniye yolu gözlenen aksam ezani demektir, herkesi bir araya getiren iftar bulusmasi demektir, (ramazan temali  kötü kola reklamlari demektir), mahya demektir, teravih demektir, hurma demektir, televizyondaki Osmanli esintili ramazan dizileri demektir, dini programlar, ekranin yaninda iftar saati geldiginde rengi degisen sehir isimleri demektir. Ayrica nostalji demektir, biraz burukluk ve hatta damla damla gözyasi demektir. Eskiyi animsatir, duygulari costurur.

Bir de kullanilip kullanilmamasindan bile bagimsiz olarak ramazan imsakiye de demektir bence! 

Ramazan alis-verisi icin bir Türk bakkalina ugradim, ve burada imsakiye de bulduguma cok sevindim! Ama sonra da "sacmalama Janet, Almanya'dasin, Avrupa'nin göbegindeki Türkiye burasi" dedim kendi kendime, gereksiz sevincimi derhal frenleyip, muntazam rulo yaptim imsakiyemi cantama sokmadan. Eve gelince de duvarima tutturdum.

Bu sene cok degisik birkac iftar sofrasinda oturup sonra bunlarda kisa kisa söz edecegim, eger isler planladigimca olursa. 

Dua ve ibadeteriniz makbul ve kabul olanlardan olsun. Janet'i de unutmayin!

Mutlu Ramazanlar!
Janet.