Showing posts with label kahve. Show all posts
Showing posts with label kahve. Show all posts

Monday, December 3, 2012

Idee Kaffee


Gecen haftalarda test ürünlerim geldi akin akin ama ben sürekli seyahatte oldugum icin kolilerimi anca actim. Mükemmel iki parfüm vardi iclerinde. Önde gelen firmalardan iki tane henüz piyasaya sürülmemis nefis kokular. Henüz paylasma yasagimiz var; simdilik sadece piyasaya nefis parfümlerin gelmek üzere oldugunu müjdeleyeyim.

Bu kocaman kolinin icinde beni neyin bekledigini bilmiyordum, o yüzden merakla actim.
janetaliriza.blogspot.com


Icinden cikan Lisa dergisine cok sevindim! Kadin dergileriyle enfes zaman gecirilir bence. Moda senin, güzellik önerileri benim, pratik yemek tarifleri hepimizin... Bundan bir de sonbahar temali stickerlar cikti, ben de bunlarin kimilerini birkac defterimin orasina burasina yapistirdim, pek cogunu da saga sola dagittim. Özelikle minikler cok sevindiler!


janetaliriza.blogspot.com
Ve asil test ürünüm olan Idee Kaffee'ye ulastim dergilerin ardindan. 2 tam boy ürünün yani sira ese dosta dagitmak üzere kücük paketlerde kahve numuneleri vardi. Evdeki kahveyi bitirmeden hemen acmak istemedim bunlari, bir süre bekledim.

janetaliriza.blogspot.com

Paketi actiktan sonra da, daha önce neden bundan almamisim diye hayiflandim! Kalibresi cok yüksek bir ürün kesinlikle. Lezzetini tarif etmekte zorlandigim icin baska alanlardan terminoloji ödünc alacagim: Her seyden önce cok gövdeli bir kahve. Agiz dolu bir aromasi var. Yaninda lezzeti tamamlamasi icin hicbir yan lezzete ihtiyac duyulmuyor. Asiditesi de cok dengeli, o yüzden tadini yumusatmak da gerekmiyor. 


janetaliriza.blogspot.com
Bu arada, kahvemi sütsüz/kremasiz ve sekersiz iciyorum. O yüzden aromasini test ederken yan hicbir etmen yoktu kahvemde. Fotograftaki kupam pembe, ama ilk ictigimde beyaz bir fincan tercih etmistim. Renginin, parlak ve koyu bir kahve oldugunu söyleyebilirim. 

Moccha olarak ictim bugün. Press ve filtre olarak da hazirladim (ancak sabahin nurunda fotograflamak aklima gelmedi). Kapsüle doldurup Cafissimo araciligiyla da ictim. Sanirim basinc faktöründen, Moccha ve Cafissimo halleri filtre ve French Pressten acik ara daha güzel oldu. Bir defa da 'arap kahve karisimi' diye satilan bir baharat karisimini kahveye (kuru cekilmis halinden söz ediyorum) ekleyerek pisirdim. Baskin kakule, ve arka planda kalan zarif tarcin ve zencefil aromasi da cok yakisti.

Cok cok öneriyorum. 
Afiyet olsun!

Sevgiyle kalin!
Janet

Sunday, July 15, 2012

Telve Bana Bir Sey Demek Istiyor

janetaliriza.blogspot.de

 Cuma günü, aksam yemegini müteakip, efendim, bir yorgunluk kahvesi ile günümü taclandirmisken bir de üstüne fal kapadim ki ahvalimiz nedir bir tüyo alalim. Zaten hep cok sansli, cok kismetliyimdir; bunu gören telve bile gülümsemis bana. Daha ne isterim ben! Cok sükür.

janetaliriza.blogspot.de

Fincanda olanlar da bunlar. Anlayan ve agzindan bal damlayan varsa hic cekinmesin lütfen, dinlerim seve seve. Ama karanlik yorumlarinizi agzinizin icinde tutunuz.

Sevgiler,
Janet.

Thursday, July 12, 2012

Tedirginin Biri - Sunullah Arısoy

Cuma sabahi, yine bir firtina ile gün agarmadan gözlerimi actim. Yeniden uyumada muvaffak olamayinca ben de önce kendime bir kahve hazirlayip kalan uykumu dagitmaya karar verdim.

janetaliriza.blogspot.de
Yalniz basincsiz, french press ve türevlerinde hazirlanan kahve, göstermesini umdugunuz etkiyi maalesef göstermiyor. Ben sabahin o saatinde demir mocha'yi ocaga koymaya üsendigim ve Cafissimo ile gürültü yapmaktan cekindigim icin bir seferlik buna talim ettim.


Firtina tedirginliginin üstüne, kütüphaneden en son aldigim kitaplara göz gezdirirken bu basligi görünce o halimi yansitan bir hikaye okuyacagimi sanmistim. Oysa bu tedirgin, baska türlü tedirginmis. Ari Yayinlari'nin 1962'de yaptigi birinci baskisi olan bu 78 sayfalik uzun hikaye elime gectiginde oldukca yipranmis, yaslanmisti. Kitap kokusunu sevenler bilirler, eski saman kagidin ve eski mürekkebin yasli ve titrek bir kokusu vardir. Icime cektim. Ve o nefesle kendimi tedirginin depresif dünyasinin bunaltili oldugu kadar yer yer felsefik yansimali cümlelerinin akintisina biraktim. 


Cümleleri okurken aklimdan gecenleri, yorumlarimi, güldüklerimi kendime sakliyor, sizi birkac alinti ile basbasa birakiyorum:

janetaliriza.blogspot.de

Yeni bir gün basliyor demek, hicbir sey demek degildi. Bir adamin uyanmasi demekti. Yalniz bu demekti. (s.7)

* * *

Bir iri budala, aglamayi aciyla birletirmis, o günden bu yana aglamak acinin isareti olmus....Oysa aglamak nasil güzel bir seydi! Aglamaya böyle bir anlam verince, ya da verilmis böyle bir anlamin etkisinde kalinca, kisioglu o güzelim tadi yitirmisti. (s.21.)



* * *

Ne demisti doktor? Doktor demistiki... --Tanri bütün doktorlarin belasini versindi! Bütün doktorlarin yok olmasinda hicbir sakinca yoktu. Bastan sona birer kücük budalaydilar. Kisioglunun en ise yaramazi gidip doktor oluyordu. Baska birsey olamayacaklari, bir ise yaramayacaklari icin doktor olacaklardi.(s.36.)

* * *

Bende anlayamadigi bir yan varmis. Cekiyomus O'nu. <Havam> degisikmis benim. Ne havasi? Hep beni düsünmüs. Kendisi de sasiyor buna. Düsüncesine katildim.
<Aleladeyi görmemissiniz de ondan> dedim.
Eliyle agzima bir tokat vurdu.
Kücük, yumusak elleri var. Bebek elleri gibi. Duyarligi olan eller bunlar, belli. (s.51.) 


* * *
Ilkin benim o toplantiya gelmemi cok yadirgamis. Öyle diyor. Birisi demis ki O'na <sana> demis <ilginc bir adam getirecegim...Aykiri bir adam>
Tasrali bulmus beni. Kiligim, oturusum, sigara icisim, konususum, yanima yöreme bakisim hep tasraliymis!
Dogru.
O gün ki yadirgamadi ki beni. Yalniz o gün mü?
Dogdugum gün Tanri bilir, anam babam yadirgamistir önce--Sonra herkes. Ben bile kendimi yadirgiyorum. (s.53)

Sevgiyle Kalin,
Janet.